BAKIR EL İŞLEMECİLİĞİNİN TARİHİ
Bakır işlemeciliği çok eski tarihlere
dayanan bir sanattır.Bakır, yüzyıllar boyunca çekiçlerle dövülerek
şekillendirilmiş; kazan, bakraç, tas, kâse vb. biçimine getirilerek
kullanılmıştır.
Geleneksel bakır el sanatlarımıza
son yüzyılda “bakır el işlemeciliği” diye adlandırılan yeni bir el
sanatı daha eklenmiştir. Özellikle Erzincan’da gelişerek yaygınlaşan
bakır el işlemeciliği, bakır eşya üzerine, “kalem” adı verilen
tornavidaya benzer çeliklerle gerçekleştirilir.
Eskiden, evin her köşesini bakır
eşyalar süslerdi. Bakır tencerelerde pişen yemekler afiyetle yenir,
üstüne de bakır bakraçlardan buz gibi ayran içilirdi. Kadınlar
bakırdan takılar takar,
süslenirdi.
Velhasıl bir zamanlar bakır eşyalar hayatın, önemli parçalarıydı.
Hatta hayatın ta kendisiydi.Her ne kadar bakır hayatımızdan çıkmış
olsa da, bakırı, bakırın güzelliğini unutmadık. Anadolu insanı,
biraz da eskiye özlemden kaynaklansa gerek, bakırı güzelleştirmeyi
bilmiş. Usta ellerde çekiç, usta ellerde bakıra şekil veriyor
yıllarca. Geleneksel bakır el sanatımız, içinden "bakır el
işlemeciliği" adı ile yeni bir el sanatı daha çıkarmış. Özellikle
Erzincan'da gelişerek yaygınlaşan bakır el işlemeciliği ile desenler
çekiçler
ile değil, "kalemler" ile yapılmaya başlanmış.
Bakır üzerine yapılması düşünülen
desen, ya sanatçı tarafından kopya kullanılmadan işlenir ya da
özellikle klasik hat ve süsleme örnekleri bakır üzerine karbon kâğıt
ile kopyalanır. İnce kalemle hatlar işlenir. Kalın kalemlerle
desenlerin içleri doldurulur. Kimi desenlerde bazı bölümlere
işlendikten hemen sonra gümüş suyu sürülür. Bu bölümler, beyaz bir
görünüme kavuşturulur, diğer bölümler sonra işlendiği için kırmızı
kalır. Hava ile temas edilerek bozulmaması için eser verniklenir.